Gitarı Çalan Kişiye Ne Denir? (Ve Gitar Çalma Serüvenim)
İzmir’de, güneşin o güzelce batmaya başladığı akşamüstlerinde, genellikle kendimi gitarımla baş başa bulurum. Biraz tınılar, biraz gergin parmaklar, biraz da şehri izleyerek… Gitar çalmayı seviyorum, ama bazen bir soru kafama takılıyor: Gitarı çalan kişiye ne denir? Hadi, bunu beraber keşfedelim, çünkü bu basit gibi görünen sorunun altında bir dünya var. Ayrıca bu konuda çok kafa yordum, yani ben öyle yapıyorum. Esasen, her soruda olduğu gibi, bunu da kendimce bir anlamlandırmak istiyorum.
—
Gitar Çalan Kişiye Ne Denir? Cevap Basit Mi?
Çok basit gibi görünüyor değil mi? “Gitarist” desek, tamam işte, “gitar çalan kişi” demek yerine “gitarist” diyiversek, hayatımız ne kadar kolay olurdu. Ama bak, burası İzmir, her şeyin bir anlamı var. “Gitarist” aslında çok düz bir etiket. Şimdi birini gitar çalarken görüp “Gitarist” demek kolay. Ama acaba gerçekten bu kişi sadece gitar çalan biri mi? Hayır, hayır, bir de bu işin bir arka yüzü var. Düşünsene, o gitarı çalan kişi bazen bir rock yıldızı olur, bazen bir müzik terapisti, bazen de yalnızca kötü bir günde stresini atmaya çalışan bir arkadaş. O yüzden, “Gitarist” demek aslında bu işin sadece üst kapağı.
—
Müzikal Hedefler: O Benim Gitarım, O Benim Kısacık Anım
Gerçekten, İzmir sokaklarında yürürken, bir parka girdiğimde, bir çocuğun gitar çaldığını gördüğümde, içimden bir şeyler uyandığını hissediyorum. Ya da ne bileyim, kahvede otururken, arka planda “Stairway to Heaven” çalmaya başlayan biri olduğunu duyduğumda. Bir yandan da, ya ben de çalabilsem? diye geçiriyorum içimden. Çünkü evet, bazen gitarı çalan kişiye ne denir sorusunun cevabını kendi hayatımda da arıyorum. Gitarı çalan kişi, aslında bir hayal kurucudır. O gitar, sadece notalar değil, içinde bir sürü duyguyu taşıyor. Ama bu duyguları kimseye göstermek kolay değil. Bu yüzden bazen, sadece çalan kişi olmak da yetiyor. Zaten yeterince karmaşık bir dünyada yaşıyoruz, değil mi?
—
İzmir’de Gitar Çalan Birini Görmek: Bir Kültür, Bir Yaşam Tarzı
İzmir’de gitar çalmak demek, bir yandan özgürlük demek, diğer yandan da çokça klavye başında geçirilen zaman anlamına geliyor. Bazen, “Gitar çalan kişi” diye tanımlanacak birinin, aslında her zaman hayalinde bir konser veriyor olması kadar gerçekçi bir şey olamaz. Mesela geçenlerde bir kafede, arkadaşım Serkan “Bence gitar çalan kişi, aslında hep kafasında o şarkıyı bitirmiştir, o an o anı yaşamak zorunda kalıyordur” dedi. Hadi gelin buna birlikte bakalım:
Serkan: “Abi, bir gün konser vereceğiz, çok yakında!”
Ben: “Tabii tabii, bu sefer çaldığımızda dünya duracak, değil mi?”
Serkan: “Kesinlikle!”
Ama gerçek hayatta, en iyi gitarist bile olsa, her zaman dışarıdan bakıldığında tam olarak “gitar çalan kişi” gibi görünmeyebilir. Birinin ne kadar iyi çaldığı, bazen çevresindeki insanlara ne kadar ilham verdiğiyle doğru orantılıdır. Yani, o gitarı çalan kişi kimdir? Yalnızca bir gitarist mi? Yoksa bazen bir ruh terapisti, bazen bir eğlence uzmanı, bazen de gözlerden uzak bir kalp kırıklığı mı?
—
“Gitar Çalan Kişi Kimdir?” Sorusunun Arkasında Kimseyi Küçümsemek Yok!
Benim arkadaş çevremde, gitar çalan kişiye ne denir sorusunun cevabını verecek birkaç tip vardır. Şimdi onları size biraz tanıtayım, ama tabii, kesinlikle kimseyi küçümsemeden!
1. İçsel Rock Yıldızı: Bu kişi, sahneye çıkmadan önce, odasında yıllarca yalnız başına çalmış ve içindeki rock yıldızını dışa vurmak için doğru anı beklemiştir. Ama bak, dışarıda kimse onun yeteneklerini anlamaz. Ama o, içindeki enerjiyi her zaman hazır tutar. Çaldığında, etrafındaki herkes bir anda “Vay be!” diyordur. Ama kimse onun ne kadar zaman harcadığını bilmez.
2. Duygusal Terapist: Bu kişi genellikle gece geç saatte gitarını alır ve neşelendirici bir şarkı çalar. Ama gerçekte, çaldığı her nota, biraz da kendi duygusal boşluğunu doldurma çabasıdır. Aynı zamanda, gitarın melodisini, sesini dinleyenlerin içindeki sessizliği de anlar.
3. Kafes Gitaristi: Herhangi bir kafe köşesinde oturan, birkaç akorla insanları etkilemeye çalışan kişidir. Evet, belki çok büyük bir konserin başrolü değildir ama o, gitarı çalarken insanların ruhuna dokunur. Adeta bir kalp hırsızıdır.
—
Gitarı Çalan Kişiye Ne Denir? Bir Kapanış Hikâyesi:
İzmir’de gün batarken, gitarımı alıp parka doğru yürüdüğümde, bir akşamı daha yine müziğin içinde kaybolarak geçireceğimi düşündüm. Bir gitar çalmanın, her zaman büyük bir yetenek gerektirmediğini, aslında bazen tek ihtiyacın olan şeyin biraz cesaret olduğunu fark ettim. Gitar çalan kişiye ne denir sorusu, bu kadar çok anlam taşıyan bir soru olabilir mi? Bence cevabı çok basit: O kişi, sadece müziği değil, duyguları da taşıyan bir hikâye anlatıcısıdır.
Her bir gitarın, her bir akorun ardında bir anlam vardır. O gitarı çalan kişi, her zaman bir hikaye anlatıyordur ve bazen bu hikayenin ana karakteri olmak, bazen de sadece arka planda kalmak gerekir. Ama ne olursa olsun, o gitarı çalan kişi, gitarist, rock yıldızı, gözlerden uzak kalp ya da gitar terapisti olmak zorunda değildir. O kişi, her şeyden önce bir duygu insanıdır.